Enter your keyword

post

KARİYERİNİ YÖNET: Konumlan, Odaklan, Farklılaş

KARİYERİNİ YÖNET: Konumlan, Odaklan, Farklılaş

Mevlüt GÜLEÇ

Kariyer CheckUp’la KariyerİST  öğrencileri daha ilk paylaşımda yeni bir paradigma ile tanıştılar; Kariyer Yönetimi.
Bir sonraki paylaşımda ise bu paradigmanın sacayağı olan üçleme ile tanıştılar; Konumlandırma, Odaklanma ve Farklılaştırma…
Aslında gördükleri kendi kariyer direksiyonunu nasıl yönlendirebilecekleriydi. Gaz, fren, debriyaj vs.
Bu program bittiğinde hepsi iyi birer sürücü olacaklardı.
Öyle de oldu.

Nedir peki bu konumlandırma?
Hedefe götüren stratejik yol haritası.
Hedef…
Strateji…
Ve yol haritası…
Kendine ait, doğru, uygulanabilir bir hedefin olmalı.
Bu hedefe seni götürecek bir strateji oluşturmalısın.
Hedefe giden yolu tüm aşamaları ile planlayıp nereden başlayacağını belirlemelisin.
Bunları yaptığında konumlanmış olursun. Nereden başlayacağın, nereye varacağın ve gidilecek yol.
İşte böyle bir şey konumlandırma.

İkinci ayak; Odaklanma.
Tüm gücünü toparlayıp bir noktaya yönlendirmeye odaklanma diyoruz.
Bunu konumlandığın hedefe kararlılıkla yaptığında sonuç kaçınılmazdır.
Konumlanırken alan daraltıp ihtiyaca cevap verecek bir ürün de geliştirirsen sonuç inanılmaz olur.
Bu durum farklılaştırmayı da beraberinde getirir. Ve böylece üçüncü ayak da doğal olarak oluşur; farklılaştırma… Üçgen tamamlanmış oluyor.
KariyerİST iftiharla sunar…
Doğal süreç; doğru konumlandırma, daraltılmış alana odaklanma ve doğal farklılaşma.

KariyerİST öğrencileri ile paylaştığım bir hikayeyi buraya da almak isterim.
Doğal sürece çok iyi bir örnek, gerçek bir hikaye;
Lise mezunu Ahmet’in hikayesi.
Bu hikayeyi bana anlatan beyefendinin yanına gider Ahmet. Askerlik bitmiştir, babası ricacı olmuştur.
Ahmet’in işe ihtiyacı vardır. Ancak bir mesleği ve becerisi yoktur.
Görüşmenin sonunda Ahmet’e yardımcı olmaya çalışan beyefendi ile bir anlaşma yaparlar.
Ahmet altı ay boyunca ayakkabı ve ayakkabıcılık üzerine bir çalışma yapacaktır.
Yapar da…
Sınav günü gelir. Her sorulan soruya Ahmet doyurucu cevaplar verir.
Erkek ayakkabısı, kadın ayakkabısı, çocuk ayakkabısı, yazlık, kışlık, spor, ayakkabı tabanları, terlik çeşitleri, çizmeler, deri çeşitleri, güderi, hayvan derileri, mağazacılık, tezgahtarlık, e-ticaret, dünya markaları, trendler, ayakkabıcılığın geleceği gibi pek çok konuda sorulan sorular sorular…
Beyefendi aldığı cevaplardan çok memnun kalır. Ahmet’i bulunduğu şehirde çok katlı mağazaları olan arkadaşına gönderir. Mağaza sahibinin elemana ihtiyacı olmamasına rağmen her sorusuna inanılmaz cevaplar veren Ahmet’i ayakkabı reyonunda işe başlatır. Bir yıl sonra mağazaların ayakkabı reyonlarından sorumlu yönetici olur.
Şimdi Ahmet büyük bir ayakkabı markasının pazarlama müdürü.
Yine aynı üçgenle karşılaşıyoruz; konumlandırma, odaklanma ve farklılaştırma.

Bir başka hikaye…
Can’ın hikayesi… Can lise öğrencisidir. Bir seminerciden aldığı tavsiye ile dört adımda markalaşma yolculuğuna çıkar.
1.adım: Alan belirler. Alanı çok sevdiği ders olan matematiktir.
2.adım: Alanını daraltır. Alt başlıklardan yola çıkarak “Eşkenar Üçgenler”i uzmanlık alanı olarak belirler.
3.adım: İnovatif bir ürün fikri geliştirir. Espri yeteneği ile eşkenar üçgenlerden yola çıkarak “Eşkenar Üçgen Standup Show” fikrini hayata geçirmeye karar verir.
4.adım: Drama ve matematik öğretmeni ile bir ay çalıştıktan sonra 45 dakikalık bir gösteri hazırlar. Önce kendi okulunda sonra istek üzerine onlarca okulda gösterisini sergiler. Gösteriyi izleyen öğrenciler gülmekten kırılır. Eğlencenin yanında eşkenar üçgenle ilgili de pek çok yeni bilgi öğrenirler.
Bir gün bir ulusal kanala çıkan Can izleyenlerin gönlünde taht kurar.

Yine aynı üçgen; konumlandırma, odaklanma ve farklılaştırma.
Gökten üç elma düşmüş. Doğru yerde duruyorsanız hepsi sizin.