Enter your keyword

post

Değişen Dünya – Değişen İnsan – Değişen Kariyer / 1. Bölüm

Değişen Dünya – Değişen İnsan – Değişen Kariyer / 1. Bölüm

Değişen Dünya – Değişen İnsan 

Eğer “kariyer ve gelecek tasarımından”dan söz edecek isek, “kişiye özel kariyer”i,”kişiselleştirme”yi, kişinin çalıştığı kurum ile ilişkilerini, kişinin mutluluğunu, çalışan bağlılığını, girişimcilik dünyasında “kişi”nin rolünü, “GİG” ekonomisini, “freelance” çalışmayı konuşacak isek, öncelikle nasıl bir dünyada yaşadığımızı tanımlamakta yarar var.

Bu yazı dizimizde, ilkinde değişen dünyayı, ikincisinde, değişen çalışma hayatı ve insanı, üçüncüsünde ise değişen “kariyer” kavramı ve anlayışını ele alacağız.

Bu konuyu KÖK – Kişiye özel Kariyer kitabımızda bu başlıkla ele almıştık, konferans ve seminerlerde de sürekli olarak bu başlıkları kullanıyorum. Çünkü bugün yapay zeka ve robotları ve onların işlerimizi nasıl elimizden alacağını konuşurken, bütünsel bir bakış açısıyla ele almaz isek, bu gelişmelerin insan ve kişi için nasıl fırsatlar yarattığını da görmemiz mümkün olmaz.

İçinde yaşadığımız çağı belirleyen en önemli iki kelime “değişim” ve “hız” kelimeleri .

Değişimi hepimiz görüyoruz. Ancak değişimin hızı daha önemli. Öyle bir hız içindeyiz ki, artık kuşaklar kendi içinde dönemlere bölünür oldular. Bizim kuşağımız hem transistörlü pilli radyoyu hem de uydularla internet üzerinden yayın yapan radyoları gördü.

Değişimin hızının etkileri ise çok daha önemli. Değişimin hızının en önemli etkisi gittikçe her şeyin “geçici” hale geliyor olması.

HEr şey geçici hale geliyor !

Yüzyılların gelecek düşünürü ve gelecekçisi olan Alvin Toffler daha 1974’te şöyle tanımlıyordu:

“Geçicilik”

Artık bir şeye sahip olmak çok önemli değil, çünkü her şey çok hızla değişiyor. Önemli olan bir şeye sahip olmaktan çok onun değerini kullanabiliyor ve bize katkısını alabiliyor olmak.

O nedenle hayatımızın içinde var olan her şey geçici.. Özellikle maddi ürünlerden söz ediyoruz. Bazen kişiler de çok hızla hayatımızdan gelip geçiyorlar.

Tek gerçek sınırsız ve sonsuz bir devinim içinde olduğumuz. Bugün değerli olan bir şey yarın gözümüze çok değersiz görünebilir. Kızıma ilk I-Pad’ini aldığım günkü sevincini hatırlıyorum, ilk bilgisayarını aldığım zamanı.Şimdi yüzüne dahi bakmıyor. Yarın elindeki cep telefonunu bir kenara atmayacağı ne malum..?

Teknoloji ve tasarım dünyası, masamızın üstündeki her şeyi küçücük bir cep telefonunun içine sığdırıverdi. Artık bloknotlara, ajandalara ihtiyaç kalmadı, ayrıca bir fotoğraf makinesi taşımıyoruz.

Kalem bile giderek gereksiz hale geliyor. Kağıdın önemi giderek azalıyor, defter eski önemini kaybetti.

Bütün bunlar azalırken bilgi çığ haline artıyor. Hem üretilen hem paylaşılan bilginin hızına erişmek imkansız. Öyle ki artık sadece insan beyninden çıkan bilgiden değil, makinelerin ve yapay zekanın ürettiği bilgiden söz ediyoruz. ve Büyük Veri ( Big Data ) zaten nasıl başa çıkacağımızı bilemediğimiz bir muamma..

Diplomalar artık “süreli”

Böyle bir durumda elimizdeki diplomalar ya da sertifikaların kalıcı olacağını düşünebilir miyiz? Elbette hayır, her birinin ömrü var ve sınırlı.

Değişim – Hız ve Geçicilik : VUCA Dünyası.

Değişim – Hız ve Geçicilik bir başka olguyla içiçe : Belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklık.

Amerikan Savaş Akademisi Soğuk Savaş sonrası dünyayı tanımlamak için VUCA Dünyası diye bir kavram üretmiş ve VUCA 1990’lardan bu yana içinde yaşadığımız dünyayı tanımlamak için kullanılıyor.

VUCA Dünyası : İçinde yaşadığımız dünya tahmin edilemez bir hızla değişiyor. Değişken sosyal ve siyasi ortam, hızlı teknolojik ilerleme, sosyal, siyasal, ekonomik alanlarda hızlı değişim, iletişimde ve dolayısıyla bilgide sınırların kalkması bizi her şeyin karmaşık ve belirsiz olduğu bir dünyaya doğru götürüyor. Bu yeni dünyaya “VUCA dünyası” adı veriliyor. Son dönemlerde özellikle yönetim ve insan kaynakları alanında bu kavram yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. VUCA kavramı 4 İngilizce kelimenin baş harflerinin birleşiminden oluşuyor : Volatility ( değişkenlik ), Uncertainity (belirsizlik), Complexity (karmaşıklık) ve ambiguity (muğlaklık)

Artık muğlaklığın ötesini görebilen, neyin başarılması gerektiğini açık bir şekilde karşı tarafa iletebilen liderlere ihtiyaç duyuyor.

Böyle bir dünyada yaşamı sürdürebilmek için bazı özellikle öne çıkıyor :

1) Çeviklik ( agility ) 2) Esneklik ( flexibility ) 3) Adapte olabilirlik ( adaptibility )

O halde bu dünyada yaşamak, hayatta kalmak için çevik ve esnek olmak, adaptasyon yetkinliklerimizi geliştirmek gerekli. Adaptasyon için en önemli yetkinliklerden biri, mevcut koşullara hızlı cevap verebilme yeteneği. Bu da ancak hem mevcut durumu yani başlangıç noktasını hem de gideceğimiz yeri yani varış noktasını belirlemekle başlıyor.

Bir yol haritası oluşturma. Buna biz Konumlandırma diyoruz. Başlangıç Noktası – Varış Noktası. Aradaki yol ise Yol haritamız.

İnsan dahil herşey dijitalleşiyor.

1990’lı yıllarda internetin gelişmesi ve dijitalleşme, sadece bize inanılmaz keyifli iletişim araçları vermekle kalmadı, aynı zamanda, hepimizi inanılmaz bir hızla birleştirdi.

“Etrafımızdaki her şey dijitalleşiyor ve internet üzerinden kullanılabilir bir servis haline geliyor… “Dijitalleşebilen her şey ( canlı, cansız, hatta insanlar ) dijitalleşecek!” ( 1990’ların başında Nicholos Negroponte tarafından dile getirilmişti ) sloganıyla başlayan bu dönüşüm beraberinde yeni bir ekonomi oluşturuyor: Dijital Ekonomi! “ (Creaner, Martin. “Dijital Ekonomiyi Anlamak” Aya Kitap, 2015. )

İnsan ile Makine arasında yeni bir işbirliği dönemi – Endüstri 4.0 ya daNesnelerin İnterneti

İnsan ile Makine arasında yeni bir işbirliği dönem başlıyor. İnsan bazı işlerini akıllı makinelere bırakıyor, yapay zeka ile insana ihtiyacın giderek azaldığı bir dünyaya doğru gidiyoruz.

Endüstri 4.0, Nesnelerin İnterneti olarak tanımlanan bu dönemde, makineler, ( İnsan dışında iş yapan her nevi iş aracını “makine” olarak adlandırabiliriz : bilgisayarlar, internet, akıllı telefonlar, internet, yapay zeka, sensörler, robotlar, 3D Yazıcılar, yüz, ses, görüntü analiz etme sistemleri vb birçok şey ) birçok alanda insanların işlerini elinden alıyor.

Dijital ekonominin en önemli sonuçlarından biri fabrikalarda otomasyonun dijital ile birleşerek Endüstri 4.0 dediğimiz noktaya evrilmesi. Endüstri 4.0, robotların birçok iş alanını ele alması, gelecekte beyaz yakalılar tarafından yapılanlar da dahil olmak üzere, birçok işin robotlar ya da yapay zeka tarafından yapılacağını, birçok mesleğin de ortadan yok olması.

Aslında bir başka bakış açısı ile şunu söyleyebiliriz. Makineler, insanları bu basit ve gereksiz işleri yapmaktan kurtarıyorlar. Peki bu tarihte ilk kez mi oluyor ? Hayır.

Buhar makineleri icat edildiğinde ve ilk trenler engin topraklar üzerinde seyahate başladıklarında, sığır kovboyları sığır sürülerini trenler üzerine sürmüşler, el tezgahlarında kumaş üretenler, büyük fabrikalar kurulup işlerini kaybettikleri için makineleri kırmaya başlamışlardı.( Luddizm – makine kırıcılar )

Ancak kapitalizm yoluna devam etti, ve o zamandan bu yana istihdam sürekli olarak artarak, 3.5 milyar rakamına yakınlaştı.

Robotlar gerçekten işlerimizi elimizden alacak mı? (2)

“Robotlar işlerimizi elimizden alacak. Gelecekte işsizlik o kadar artacak ki, herkese yeterince iş olmayacak. “

Son zamanlarda herkesin yüreğine korku salan sözlerle her yerde karşılaşabilirsiniz. Bu süreci kesin olarak tanımlayabiliyor muyuz ? Hayır. Bu sürecin ne kadar hızlı olacağını, ne kadar hızla sektörlere ve dünyanın tüm ülkelerine yayılacağını henüz kesin olarak bilmiyoruz.

10 ila 20 yıl içinde milyonlarca kişinin işini kaybetmesi, çok sayıda mesleğin de ‘vasıfsız’ hale gelerek işlevini kaybetmesi, ve bunların sadece sanayi alanında değil, masa başı işlerde de gerçekleşmesi, yani beyaz yakalıların da etkilenmesi söz konusu. Bu konuda örnek bazı çalışmaları şu yazılardan okuyabilirsiniz. (1 )

Biz bu yazı dizimizde daha çok, bu gelişmelerin bizler için getirdiği tehditlerin yanı sıra, aynı zamanda nasıl bir fırsat oluşturduğundan söz etmeye ve “o halde şimdi ne yapacağız?” sorusuna cevap bulmaya çalışıyoruz.

İnsanın dijitalleşmesi farklı bir iş kültürü yaratıyor :

Robotların ve yapay zekanın çalışma hayatında etkisi önemli, ancak en azından “şimdilik” tüm işleri ele geçirmeyeceğini söyleyebiliriz. Peki bu bizi rahat ettirmeli mi ? Ya da bu bize aynı zamanda bir fırsat getiriyor mu?

Robotlar ve “yapay zeka” şimdiden bazı işleri insanın elinden aldı, öte yandan insanın yapabileceği bir çok yeni iş ve meslek ortaya çıkıyor. İnsan bazı işlerini akıllı makinelere bırakırken kendisi farklı meşgalelere yönelecek.

Tıpkı bugüne kadar makinelerin insanların işlerini kolaylaştırdığı gibi, bu da insana yeni imkanlar, yeni fırsatlar, yeni ufuklar açacak.

Öte yandan, bu yeni iş ve meslekler için yeni beceri ve yetkinlikler gerekiyor. Yeni dönemin insanı da bu farklı meşgalelerin gerektirdiği yeni becerilere sahip olmak zorunda kalacak..

Eğer bu yeni dönemde, bu işler için gerekli olan yeni beceri ve yetkinliklere sahip olmaz isek, basit işler makineler tarafından yapılacağı için bizim yapabileceğimiz bir iş kalmayacak.Bu yeni dönemin yetkinlik ve becerileri “21. Yüzyıl becerileri” olarak anılıyor. Bu konuyu da farklı bir yazıda ele alalım.

Değişen dünyayı, Vuca Dünyası, Dijital Çağ, Dijital Ekonomi, nasıl adlandırırsak adlandıralım, bu değişim insanı ve çalışma hayatını da değiştiriyor.

Bir sonraki yazımızda, Değişen Dünya – Değişen İnsan – Değişen Kariyer yazı dizimizin ikincisinde ekonomide ve çalışma hayatında bunların etkileri üzerinde duracağız.

Kamil Kasacı

Kariyer Danışmanı – Kariyer ve Yaşam Tasarımı

( 1 ) Pwc’nin 2018 yapay zeka öngörüleri raporu : https://www.pwc.com.tr/yapay-zeka-onguruleri

( 2 ) http://www.gelecekdunyainsani.com/makaleler/robotlar-isimizi-elimizden-mi-alacak/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.